Başka Tıbbi Duruma Anksiyete Bozukluğu


Başka Tıbbi Bir Duruma Bağlı Anksiyete Bozukluğu

 

Bazı insanlar için kaygı, altta yatan bir sağlık sorunuyla bağlantılı olabilir. Bazı durumlarda, anksiyete belirtileri ve semptomları tıbbi bir hastalığın ilk göstergeleri olabilir. Başka bir tıbbi duruma bağlı anksiyete bozukluğunda, kaygının altında yatan ve kaygıya yol açan başka bir tıbbi durum olsa da, en sık görülen belirti bir biçimde kaygıdır. Anksiyetenin genel özellikleri arasında kas gerginliği, kalp çarpıntısı, terleme, baş dönmesi veya nefes almada zorluk bulunur. 

 

Bir hastaya bu tanıyı koyabilmek için, sergilenme şekli ne olursa olsun, anksiyetenin başka bir tıbbi durumun doğrudan fizyolojik etkilerinden kaynaklandığını gösteren kanıtlar olmalıdır. Bu doğrudan etkiyi belirlemek için öykü, fizik muayene veya laboratuvar bulguları kullanılır. Başka bir tıbbi duruma bağlı kaygı, başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz ve yalnızca deliryum sırasında ortaya çıkmaz. Klinik olarak önemli bir sıkıntı mevcut olmalı ve kişinin sosyal, mesleki veya yaşamın diğer alanlarındaki işleyişi bozulmalıdır. Kaygıya neden olan tıbbi durumun varlığını belirlemek için dikkatli ve kapsamlı bir tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

 

Anksiyete ile ilişkilendirilebilecek tıbbi problemler şunlar olabilir:

  • Kalp hastalıkları,

  • Şeker hastalığı,

  • Hipertiroidizm, hipotiroidizm gibi tiroid sorunları,

  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve astım gibi solunum sistemi hastalıkları,

  • Uyuşturucu kötüye kullanımı veya yoksunluk belirtileri,

  • Alkol, anksiyete önleyici ilaçlar (benzodiazepinler) veya diğer ilaçların çekilme belirtileri,

  • Kronik ağrı veya irritabl bağırsak sendromu

Bu tanının uygun olması için tıbbi durum ile kaygı arasında yakın bir ilişki olmalıdır. Yani, anksiyete belirtileri tıbbi durumun başlamasına, kötüleşmesine yakın bir zamanda ortaya çıkmalıdır. Görülen anksiyete özellikleri birincil anksiyete bozukluğuna özgü değilse ve tıbbi bir durum varsa bu, başka bir tıbbi duruma bağlı anksiyetenin uygun bir tanı olabileceğinin göstergesidir.

 

Başka Tıbbi Bir Duruma Bağlı Anksiyete Bozukluğunun Tedavisi

Anksiyete bozuklukları çoğu zaman ilaçlarla etkili bir şekilde tedavi edilir. Anksiyete bozuklukları tedavisinde özellikle bilişsel ve davranışçı terapi olmak üzere psikoterapilerde kullanılır. Çoğu zaman bu tedavi yaklaşımları birlikte kullanılır. Tedavi olmadan anksiyete bozuklukları kronikleşme eğilimindedir.

 

Başka bir tıbbi duruma bağlı anksiyete durumunda, altta yatan tıbbi durum başarılı bir şekilde tedavi edilene kadar anksiyetenin tedavisinin ertelenmesi gerekebilir. Bu, tıbbi duruma ve potansiyel olarak yaşamı tehdit edici olup olmadığına bağlıdır. Çoğu zaman, her iki durumun tedavisi aynı anda yapılabilir. 

 

Anksiyete tedavisinde kullanılan birincil ilaçlar, antidepresanlar, anksiyolitikler ve beta blokerlerdir.

Psikoterapi anksiyete bozukluklarının tedavisinde oldukça etkilidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT) en sık kullanılır ve anksiyete için tercih edilen psikoterapi olarak kabul edilebilir. Temel olarak, bu terapi yaklaşımı iki yönlüdür. Bu durumdan muzdarip kişilerin kaygısını sürdüren düşünce kalıplarını değiştirmeyi amaçlar. Ayrıca, insanların kaygı uyandıran durumlara verdikleri tepkileri değiştirmelerine yardımcı olabilecek davranışlar üzerinde çalışır.

BDT tipik olarak yaklaşık 12 hafta sürer. Hastalar bireysel veya gruplar halinde görülebilir. Ev ödevleri, seanslar arasında terapiyi destekler ve terapi seansları sırasında öğrenilen fikir ve becerileri güçlendirir. Araştırmalar, BDT'nin faydalarının, bazı anksiyete bozuklukları için kullanılan ilaçlardan daha uzun süre etkili olduğunu göstermiştir.

Kendi kendine yardım veya destek grupları, terapinin etkilerini sürdürmede faydalıdır. Stres yönetimi teknikleri de yararlıdır. Bazı reçetesiz satılan ilaçlardan ve kafeinden kaçınmak da önemlidir.